8 Ocak 2011 Cumartesi

TÜRK IRKI


Türkiye’de Irksal Antropoloji çalışmaları, Atatürk’ün direktifleri ile ve Türk Irkı üzerine araştırma ve tespitlerde bulunması amacıyla, 1925 yılında kurulan Türk Antropoloji Enstitüsü ve Türk Antropoloji Mecmuası çerçevesinde başlatılmış ve sürdürülmüştür.
Türk Antropologları, Cumhuriyet’in ilk yıllarından (1925) Atatürk’ün ölümüne, hatta 1945’e kadar Anadolu’da yaşayan Türkleri incelemişler ve Türk Ulusunun Irksal bir profilini çıkarmışlardır. Bu amaçla, Mustafa K. Atatürk'ün direktif ve desteği ile Atatürk'ün manevi kızı olan Prof. Dr. Afet İnan önderliğinde, Türk milletinin ırksal yapısının tespiti amacıyla 1937 yılında büyük bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırma daha sonra 'Türk Irkının Vatanı Anadolu (64.000 Kişi Üzerinde İnceleme) adıyla yayınlanmıştır.
Buna göre, Türkler, Beyaz Alpin Irktan’dırlar. Alpin Irk ise Beyaz Irkı oluşturan dört büyük Irk grubundan biridir.
Türk kafatası brasikefal, burun yapısı ise leptorrhine (dar-düz)’dir. Gözler ise diğer Güney Avrupa Halklarında olduğu gibi ‘badem’ şeklindedir. Türkler genellikle açık renk gözlü bir ırktır. Türkler arasında kahverengi ve ela göz rengi oldukça yaygındır. Türkler'in % 20'si ise mavi veya yeşil gözlüdür.

Türk vatandaşlarının % 70’i beyaz ya da buğday tenlidir. % 14’ü sarışın ise de çoğunluk kumral veya açık kumraldır. Kalan nüfusun çoğu ise 'hafif' esmerdir (buğday ten rengine yakın). Koyu ten rengi ise Çingene, Arap ve Kürtler kökenli Vatandaşlarımızın bir özelliği olmakla birlikte Türklerde görülen bir özellik değildir. Koyu esmer bir Türk ancak istisna ve bir melezleşmenin sonucu olabilir.
Özet olarak Türkler, sarışın-kumral ve açık tenli bir Irk'tır.




TARİHTE TÜRK IRKI

Uzun boylu, uzun beyaz simalı, düz veya kemerli ince burunlu, muntazam dudaklı, çok kere mavi gözlü ve göz kapakları çekik değil, badem gözlü bir ırk Dr. Reşit Galip, Türk Irk ve Medeniyet Tarihine Umumi Bir Bakış-I. Türk Tarih Kongresi. Konferanslar ve Müzakere zabıtları (Ankara, 1933)

Bugüne kadar yapılan antropolojik incelemeler Türkler'in 'Beyaz Irk'tan olduğunu göstermiştir. Türkler Beyaz Irkın (Ari Irk'ta denir) 4 büyük kolundan biri olan 'Alpin Irkına' aittir.*
Türk ulusunun temeli Andronova kültürüdür. Bu kurganda bulunan iskeletler üzerinde yapılan incelemeler, bu kültürün Beyaz Irktan insanlar tarafından oluşturulduğunu ortaya koymuştur.
Eski Çin'de, Çin'in kuzeyinde yerleşmiş bulunan topluluklar Çinliler tarafından Ti-li boyları olarak adlandırılırlardı ve Sarıbaşlar’ın torunlarıydılar. Ti-liler sarışın ve mavi gözlü bir halktı -ki bunlar Türkler'in atalarıdır. Sarışın ve mavi gözlü Hun savaşçılarından bahseden çok sayıda Çin şiiri mevcuttur.
Çinliler M.Ö 10. yy. da bu kavimleri yaşadıkları bölgelere göre üç kısma ayırdılar: Kırmızı Tiler, Ak Tiler ve Yeşil Tiler (o dönemde eski Türkler ve Çinliler yönleri renklere göre ayırırlardı).
Bunlardan Ak Tilerin torunları, daha sonra Eftalitler olarak da bilinen Ak Hun devletinin kurucularıdır.
Daha sonraları ise bazı Çin kaynaklarında, Türklerle birlikte Moğol tipi de göze çarpmaya başlar. Ancak bunun sebebi Türkler'in Moğollara benzemesi değil, Moğol kabilelerinin Türkler tarafında işgal edilmesi ve dolayısıyla Moğolların Türk devlet ve ordu teşkilatlarında yer almaya başlamasıdır.
Türk-Çin savaşlarını anlatan eski bir Türk şiirinde şu sözler yer almaktadır:

“…Kan sürülü kıvrık, sarkmış, kalın sarı saçlarına,
Alnındaki rüzgarlık bağı kuşkanadı gibi izler bırakmış kaşlarına,
Büyük bedeni ağır geldi çam döşemeyle çekmek için,
Göz kapakları kapanır oldu mavi gözlerini açamayacak kadar…”

Eski, Arap, İran ve Bizans kaynaklarında da Türkleri, beyaz tenli ve badem gözlü olarak tasvir edilmiştir.

Ayrıca yapılan araştırmalar  Finliler dışındaki İskandinav halklarının da ile Türk soylu olabileceğini gösteriyor.

İsveçlilerin Türk Ataları/İsveççe'nin Türkçe ile Benzerlikleri adlı kitap bu konuda önemli bir kaynak.
18. yüzyılda yaşayan ve İsveç tarihi araştırmalarının kurucusu sayılan Prof. Sven Lagerbring'in bu kitabı, eski İsveç ve Türk tarihinin karanlıkta kalan gerçeklerini aydınlatıyor. Lagerbring kitabında, İsveçlilerin atalarının Türkler olduğunu İsveç masallarına, efsanelerine ve taş yazıtlara dayanarak ortaya koyuyor. Kitapta İsveççeyle Türkçe karşılaştırılarak Türklerin ve İsveçlilerin ortak tarihsel bir kökene ve dil ortaklığına sahip olduğu gözler önüne seriliyor. Eski İsveç masallarında, İsveççenin Viking Tanrısı Oden tarafından getirildiği ve Oden'in Tirkiar (Türkler) denilen bir kabilenin önderi olduğu ilk kez bu kitapta belgeleriyle açıklanıyor.

Lagerbring'in raflarda unutulan bu kitabının, İsveç kökenli olan ve 19. yüzyılın sonlarında Türklüğe ve Müslümanlığa geçen, namı diğer "Osmanlı Vikingi" Ali Nuri Dilmeç tarafından bulunup gün ışığına çıkarılmasının öyküsü de bu kitapta ayrıca yer alıyor.

Bu arada... Norse'ların (İskandinavlar) totem hayvanı da Kurt. Oldukça tanıdık, değil mi?
Aşağıdaki sitedeki tanımıyla:
"A nordic wolf of the old Norse Legends-Men's or Women's Nordic Wolf " (İskandinav Efsanelerindeki Nordic bozkurt).
satışı yapılmaktadır.
A nordic wolf of the old Norse Legends-Men's or Women's Nordic Wolfhttp://www.easternages.com/store/product_info.php?products_id=92&osCsid=d051d7b547e0b750c1272bb4ab5f2188

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ VE IRKIN ÖNEMİ

Atatürk'ün söyleminde ırk, hem fiziki özelliklere hem de ulusal karakter fikrine karşılık gelmektedir.
CHP Yönetim Kurulu üyesi ve partinin ideologlarından Mahmut Esat Bozkurt, Kemalist ulusçuluğun, “kültürelleşmiş ırkçılığı” benimsediğini söyler. Yani Atatürk milliyetçiliğinde ırk söylemi, ırkı hem fiziksel özellikler kümesi, hem de ortak bir dil ve kültürü paylaşan halkların bir niteliği olarak gören ikili bir mahiyete sahiptir.
Eski Başbakanlardan Şükrü Saracoğlu ise Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde şöyle diyordu: “Bizim için Türklük, bir kan meselesi olduğu kadar, bir vicdan ve kültür meselesidir.”
Yani Atatürk milliyetçiliğinde Irk ve Kültür bir milletin temeldir. Sadece Irk birliği veya sadece kültür birliği, tek başına millet olmak için yeterli değildir. Her ikisinin de olması lazımdır.
Türk milletinin devlet ve medeniyet kurmadaki yüksek yeteneği, Türk Irkının üstünlüğünün açık delilleridir.


“Türk ırkı dünyadaki en güzel ırktır ve bu güzellik bilimsel olarak korunmalıdır”*


*M. Kemal Atatürk, Söylev ve Demeçler III, Keriman Halis'in Dünya Güzeli Seçilmesi,

TÜRKLERİN BİLİME VE İNSANLIĞA KATKILARI

Türkler'in bilime ve uygarlığa katkılarına bazı örnekler:

1. Dünyanın en eski ulusu Türk ulusudur.

2. Beyaz (Ari) ırktan olan Türkler Orta Asya’da ilk ileri uygarlığı yaratmışlardır.

3. Türkler, demiri ilk kullanan ve Avrupa'ya götüren ulustur.

4. Tekerliği ilk kullanan ulustur. Hitit Türkleri Anadolu'ya gelmeden önce, daha Orta Asya'da iken tekerli savaş arabalarına sahiptiler ve Türk-Çin savaşlarında kullanmışlardır.

5. Orta Asya’dan doğal nedenlerle göç etmek zorunda kalan Türkler gittikleri yerlere ileri uygarlıklarını da götürmüşlerdir.

6. Anadolu’ya gelen Türkler Hititleri ve Truvalıları; Mezopotamya’ya göç eden Türkler Sümerleri; Avrupa’ya göç eden Türkler ise Etrüskleri teşkil etmişlerdir. Etrüksler ise Roma İmparatorluğunu kuran halktır.
Ege’ye göç eden Türkler ise Yunanlılardan çok daha önce bu bölgede ileri bir uygarlık yaratmışlardır.

7. Atomun parçalanacağını ve bu yolla yok edici bir enerjinin açığa çıkacağını Einstein'dan önce söyleyen, Anadolu'da yaşayan Cabir Bin Hayyan adlı bir Türk bilginidir. (721-805)

8.Aristoteles ve Batlamyus'un  kuramlarına karşı çıkarak dünyanın durağan değil, dönen bir kütle olduğunu söyleyen ilk kişi büyük Türk bilginlerinden Biruni'dir. (973-1051)
Ayrıca Cevherlerin Özellikleri Üstüne adlı yapıtında, 23 katı cismin ve 6 sıvının özgül ağırlıklarını bugünkü değerlerine çok yakın olarak saptamıştır.